Haber

Türkiye’nin En Kanlı Futbol Faciasının Kamera Arkası

Sivas ve Kayseri… İç Anadolu’nun Türkiye’deki iki nadide şehri. Aynı zamanda başta İstanbul olmak üzere Türkiye’ye yayılan Orta Anadolu’nun en etkili lobilerinin merkezidir. Bu alanda başkent Ankara’yı bile geride bırakan bu iki şehir kendi aralarında her zaman güç ve vesayet çatışması içinde olmuşlardır. Bu çatışmanın kanlı bir felakete dönüştüğü yer ise yeşil alanlardı… Öyle bir felaketti ki; Kayseri’de yaşayan Sivaslılar ve Sivas’ta yaşayan Kayserililer için hayat bir daha asla eskisi gibi olmadı.

Türkiye’de Demokrat Parti iktidarının en değerli spor politikalarından biri profesyonelliğe geçişi hızlandırmak oldu. Temelleri 1955 yılında atılan bu politikalar; “Her şehirde profesyonel bir ekip” hedefiyle geziyordu. Bu nedenle Anadolu şehirlerinde yerel ekipler 50’li ve 60’lı yıllarda güçlerini birleştirerek şehrin adını alarak profesyonelleşmişlerdir.

1966 baharında Erciyes, Sanayispor ve Ortaanadolu takımlarının birleşmesi ile Kayserispor kuruldu. Sivasspor ise Mayıs 1967’de kuruldu ve 1967-1968 sezonunda top koşturmaya başladı.

1967-1968 sezonunun fikstürü belirlendi ve iki komşu şehir arasındaki ilk maçın 17 Eylül 1967’de Kayseri Atatürk Stadı’nda oynanacağı açıklandı.

Bu maç iki profesyonel kulübün ilk maçı olacaktı ama geçmişte bu şehirlerin amatör gruplarında ortada oynanan maçlar da kanlıydı. 1965’te Sivas Sümerspor – Kayseri Şekerspor maçında bazı taraftarlar sakatlanmış, 1966’da oynanan Kayseri Havagücü – Sivas Sümerspor maçında ise sakatlıklar ve sakatlıklar meydana geldi. İki şehir arasındaki nefret açık ve net bir şekilde hissedildi.

Ancak bu sefer amatör kadrolar değil, tüm şehri temsil eden iki profesyonel kulüp karşı karşıya gelecekti ve bu maçın iki şehrin kamuoyu üzerindeki etkisi çok daha güçlü oldu. Sivaslılar maç günü 20 minibüs, 40 otobüs ve trenle Kayseri’ye ulaştı. Yaklaşık 8 bin Sivaslı taraftarın akın ettiği Kayseri’de, Kayseri’de yaşayan Sivaslıların da eklenmesiyle 15 bini aşkın Sivaslı Kayseri sokaklarında tezahürat yapmaya başladı. En az 21 bin, en fazla 6 bin taraftarın tribünde olduğu maç saat 16.00’da başladı.

Artık profesyonelleşen ve Anadolu’daki futbol rekabetine alışık olmayan Türkiye, 1967 koşullarında böyle bir maça hazır değildi. Güvenlik önlemleri yetersizdi, stattaki polisler çaresizdi. Felaket adeta geliyordu…

Karşılaşmanın 20. dakikasında Kayserispor grubunun oyuncusu Küçük Oktay, attığı golle takımını 1-0 öne geçirdi. İşte o an kıyamet koptu. Gole sevinen Kayserili taraftarlar, yan tribünlerde oturan Sivaslılardan tepki gördü. Taş ve mermerden yapılan ve oturma yeri olmayan tribünlerde atışlar artık serbestti. Her iki grubun taraftarları birbirlerine taş ve misket atmaya başladı.

Kayseri Polisi ise hem taraftarların tepkisinden çekindiği için hem de daha önce böyle bir olay görmediği için yerlerinden kıpırdayamadı. Tanıkların ifadelerine göre; Kayseri halkı Sivasspor taraftarlarının üzerine bıçak, taş ve sopalarla yürümeye başladı.

Bunun üzerine Sivaslıların bulunduğu tribünde başlayan panik sonucu binlerce Sivas taraftarı demir kapılara bindirildi. Demir kapıların açılmaması ve stat çıkışındaki düzensizlikler nedeniyle 41 Sivaslı olay yerinde havasızlık ve sıkışma nedeniyle hayatını kaybetti. Sopa, bıçak ve taş darbeleriyle 300’den fazla kişi yaralandı. Bu olay Türk spor tarihinin en büyük felaketiydi. Çığlıklar, kopan uzuvlar birbirine karıştı ve ortaya müthiş görüntüler çıktı.

Maç bitti ama olaylar bitmedi. Canlarını kurtararak kendilerini stat dışına atan Sivas taraftarları, stadın çevresine park halinde bulunan Kayseri plakalı yaklaşık 60 aracı ve durdurdukları Kayseri plakalı araçları ateşe verdi.

Ancak asıl kıyamet, felaketin Sivas’a ulaştığı haberiyle kopacaktı. Kayseri’de Sivaslıların katledildiği haberi, yıllardır kentte var olan nefreti şiddet sarmalıyla gün ışığına çıkardı. Binlerce kişi sokaklara çıkarak Kayserili girişimcilerin iş yerlerine saldırmaya başladı. Kayserili bir vatandaşa ait Büyük Belediye Oteli’nin yatakları sokağa atılarak yakıldı. Kayserililere ait 3 evin eşyaları çıkarılarak ateşe verildi. Milyarlarca liralık maddi hasar meydana geldi ve o günden sonra birçok Kayserili Sivas’tan ayrılmak zorunda kaldı.

Sivas’ta “Sivas Haber” gazetesi “KATİL ŞEHİR KAYSERİ” manşetiyle çıktı. Ölüm ve yaralanmaların nedeni olarak taş ve bıçak darbeleri gösterildi.

Yazının devamında ‘Bizi vururken Türklüklerinden şüphe ediyoruz. Hiçbir Kayserili çıkıp da ‘Türküm’ demese de yaptıkları kaybettiklerimizi geri getiremez. Bundan sonra Kayserilileri Türk topraklarında yaşayan casuslar olarak tanıyacağız’ dedi.

Devletin olaylara el koyması ancak iş işten geçtikten sonra oldu. 50’ye yakın kişinin hayatını kaybetmesi, bine yakın kişinin yaralanması, yüzlerce araç ve iş yerinin kullanılmaz hale gelmesi üzerine ordu duruma el koydu.

Sivas’taki olaylardan sorumlu oldukları iddiasıyla 11 kişi tutuklandı. Sivas’ta yaşanan bu olayların ardından Kayseri-Sivas girişleri kapatıldı. İki şehrin ortasında düzenlenen otobüs seferleri iptal edildi. Güvenlik güçlerinin sayısının artırılması amacıyla Polis Koleji öğrencileri, yaralıların tedavi altına alındığı Kayseri Devlet Hastanesi önüne yerleştirildi.

Başbakan Süleyman Demirel, Rusya ziyaretini erteledi. Radyoda yaptığı konuşmada şu sözleri söyledi: “Bilinçsiz provokasyonlarla sürdürülmesi amaçlanan bu olay umarım futbol tarihimizde bir tek olay olarak kalır.”

Ayrıca Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Kamil Ocak, Türkiye 2. Ligi’nin kaldırılmasını önereceğini ve bunun gerçekleşmesi için bu gerekçenin yeterli olacağını belirtti.

Kayseri Valisi ve emniyet müdürü olayları iyi yönetemediği için görevden alındı.

Bu maçın ardından Kayserispor ile Sivasspor uzun süre birebir kümelerde mücadele etmedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu